Antalya İli ne bağlı olan Gündoğmuş İlçesi, merkezle birlikte 4 belediye ve 23 köyden oluşmaktadır. Gündoğmuş un sınırları içerisinde 53 yayla mevcut olup yaylalar Gündoğmuş, Alanya ve Manavgat tarafından kullanılmaktadır.
Antalya ya 149 km uzaklıkta olan Gündoğmuş ilçesi, Akseki-Manavgat Karayoluna da 36 km lik ve Alanya-Manavgat karayoluna da 60 km lik asfalt iki yolla bağlanır.
Akdeniz Bölgesinde, Antalya iline bağlı Gündoğmuş un kuzey, kuzeydoğu ve doğusunda Konya, güneyinde Alanya, batısında Manavgat, kuzey ve kuzeybatısında da Akseki ilçeleri ile çevrilidir. Dağlık alanları ormanlarla kaplıdır. Alara Çayı doğu- batı yönünde ilçeyi böler.
Antalya İli nin doğu ve iç kesiminde yer alan Gündoğmuş un kuzey, kuzeydoğu ve doğusunda Batı Torosların önemli kollarından Geyik Dağları bulunur. Bu dağlardan çıkan Alara Çayı da ilçe toprakları içerisinde, kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda akar. Bu çayın çevresinde küçük düzlükler sıralanmış olup, ilçedeki tarım bu alanlarda yapılır. Akdeniz ikliminin hakim olmasına karşın kışın biraz daha karasal iklim özellikleri gösterir. Bu nedenle kışın biraz sert geçer.
Antalya’da dağın Toros olduğu yer Gündoğmuş’tur…
Geyik dağının, kara yılan dağının, dernek dağının, kuza bakan yamaçlarındaki devasa kar çukurlarında, daha geçen yılın karı erimeden üstüne yeni karın yağdığı buzullaşmış kütleler damla damla erir su olur. Ve iki bin metrede beyaz nilüferlerin yetiştiği, kırmızı balıkların oynaştığı eğri gölü, yenice pazarı gölünü, karın gölü oluşturur… sonra, inanılmaz yüksekliklerde Alara ırmağının çıkış noktasında nisan,mayıs aylarında fışkırarak bir gelin edasıyla akar Çündür vadisine, vadi civarın en derin kanyonunu içinde barındırır, kanyonun bitiminde dökülen beyaz köpüklü soğuk sularda ağustosta donarcasına yüzmek… Alara ırmağıyla birleşen dağ-dere suyuna, çakal sokmağı deresine, çığlık deresine coşkun bir şekilde düşer.
Kıyıdaki limanlardan çıkan ve Anadolu ya uzanan eski yollar, Torosların derin vadilerini geçmek, yüksek dağ geçitlerini açmak zorundaydı. Alanya’yı kışlık başkent olarak kullanan Selçuklunun ulu Sultanı Alaaddin Keykubat, Konya’ya daha kısa yoldan gidip gelebilmek için Alara’nın üstüne bir köprü yaptırdı… Irmağa, tam da iki yalçın kayanın arasından geçtigi yerde bir bel kemeri gibi dolandığından olsa gerek kimileri kemer köprü dese de, yaşlılar yaptıranın adı ile bilir. “ Ali köprüsü…”
Konar- Göçer Türkmenler, eski çağlarda yapılmış ticaret yollarını yaylaya giriş ve gelişlerinde kullandılar, bozulduğunda onardılar…Eski yollar üzerindeki konaklama ve ikmal merkezleri, birer günlük yol uzaklıkları hesaplanarak kuruluyordu… Düzde yada dağda, birden karşınıza çıkan “ bir başına bina ” yıkıntıların bir çoğu, yolcuların konaklama, yeme,içme gibi gereksinimlerini karşılamak üzere inşa edilmiş, yollar kullanılmaz olunca da harabeye dönmüş yapıların kalıntılarıdır…